5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, hakaret suçunu 125. maddede, tehdit suçunu ise 106. maddede düzenler. İki suç da kişiye karşı işlenen suçlardandır; ancak korudukları hukuki değer farklıdır. Hakaret, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını korur. Tehdit ise kişinin iç huzurunu ve karar verme özgürlüğünü.
Pratikte bu iki suç çoğu zaman aynı olayda birlikte gündeme gelir. Bir tartışmada hem ağır sözler söylenir hem de "seni mahvederim" türünden bir korkutma yapılır. Bu durumda her iki suç da ayrı ayrı değerlendirilir.
2025 ve 2026'da bu alanda kritik değişiklikler oldu. 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun (11. Yargı Paketi) hakaret suçunu uzlaştırma kapsamından çıkardı. Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla 28 Şubat 2026 itibarıyla hakaretin tüm halleri ön ödeme kapsamına girdi. Aşağıda her iki suçun unsurlarını, güncel cezalarını, şikayet süresini, uzlaşma ve ön ödeme rejimini somut madde ve içtihat atıflarıyla bulacaksınız.
Hakaret Suçunun Unsurları ve Cezası (TCK m.125)
Hakaret, Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde iki ayrı hareketle tanımlanır. Birincisi, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek. İkincisi, sövmek suretiyle saldırmak. "Sen hırsızsın, parayı sen çaldın" demek isnat; doğrudan küfretmek ise sövmedir.
Temel hâlde ceza, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m.125/1). Hâkim bu iki yaptırımdan birini seçer; ikisini birlikte vermez. Suçun mağdurun gıyabında, yani yokluğunda işlenmesi de cezalandırılabilir. Ancak bunun için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek, yani üç kişiyle konuşulurken işlenmiş olması gerekir.
Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle yapılan hakaret de huzurda işlenmiş sayılır (TCK m.125/2). WhatsApp mesajı, e-posta veya sesli mesajla edilen hakaret bu kapsamdadır.
Hakaretin Nitelikli Halleri
Bazı durumlarda ceza ağırlaşır. TCK m.125/3'e göre hakaret;
Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
Kişinin dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç ve düşüncelerini açıklamasından dolayı,
Mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle
işlenirse, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Burada kritik nokta şudur: kamu görevlisine hakaretin nitelikli sayılması için, hakaretin görevinden dolayı yapılmış olması şarttır. Görevle ilgisi olmayan kişisel bir husumetle bir memura hakaret, basit hakaret olarak değerlendirilir.
Aleniyet ayrı bir ağırlaştırıcı sebeptir. Hakaretin alenen, yani belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilecek şekilde işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır (TCK m.125/4).
Hakaret Türü | Yasal Dayanak | Ceza |
|---|---|---|
Temel hakaret | TCK m.125/1 | 3 ay - 2 yıl hapis veya adli para |
Sesli/yazılı/görüntülü ileti ile | TCK m.125/2 | 3 ay - 2 yıl (huzurda sayılır) |
Kamu görevlisine görevinden dolayı | TCK m.125/3-a | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
İnanç/düşünce/kutsal değer nedeniyle | TCK m.125/3-b,c | Alt sınır 1 yıldan az olamaz |
Aleni işlenmesi | TCK m.125/4 | Ceza 1/6 oranında artırılır |
Hakaret Sayılmayan Sözler
Her kırıcı söz hukuken hakaret değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bir sözün hakaret sayılması için muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olması gerekir. Kaba, nezaketsiz veya rahatsız edici olması tek başına yeterli değildir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, somut olayın koşullarına bakılması gerektiğini vurgular: sözün söylendiği yer ve zaman, tarafların ilişkisi, söyleniş amacı ve şekli. "Allah belanı versin" türünden beddua niteliğindeki sözler ile ağır eleştiri içeren ifadeler, yerleşik içtihada göre kural olarak hakaret suçunu oluşturmaz. Bu ayrım, savunmanın en sık dayandığı noktalardandır.
İki kurum daha cezayı doğrudan etkiler. İsnadın ispatı kurumuna göre, isnat edilen ve suç oluşturan fiil ispat edilirse faile ceza verilmez (TCK m.127). Haksız fiil nedeniyle ya da karşılıklı işlenen hakarette ise ceza üçte birine kadar indirilebilir veya hiç verilmeyebilir; hakaret bir yaralama fiiline tepki olarak işlenmişse ceza verilmez (TCK m.129).
Tehdit Suçunun Unsurları ve Cezası (TCK m.106)
Tehdit, bir kişinin gelecekte kötülüğe uğrayacağı korkusuyla iç huzurunun bozulmasıdır. TCK m.106/1 iki ayrı tehdit biçimi düzenler ve her birine farklı bir yaptırım bağlar.
Birinci cümle, kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı yapılacağından bahisle tehdidi düzenler. Bunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. "Seni öldürürüm", "ailene zarar veririm" gibi sözler bu kapsamdadır.
İkinci cümle ise malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratma veya sair bir kötülük etme tehdidini düzenler. "İşyerini yakarım", "seni işten attırırım" gibi sözler buraya girer. Bunun cezası, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır.
Tehdidin suç oluşması için sözün ciddi olması ve mağdurda korku yaratmaya objektif olarak elverişli olması gerekir. Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre, ani gelişen bir olayda salt öfkeyle söylenen sözler ile gerçekleştirilmesi objektif olarak imkânsız tehditler suç oluşturmaz. Burada ölçüt, failin niyetinden çok sözün muhatap üzerinde yaratabileceği makul korkudur.
Tehdidin Nitelikli Halleri
TCK m.106/2, tehdidin daha ağır cezalandırıldığı durumları sayar. Tehdit;
Silahla,
Kişinin kendisini tanınmayacak hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
Birden fazla kişi tarafından birlikte,
Var olan veya varsayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak
işlenirse ceza iki yıldan beş yıla kadar hapse çıkar. Silahla tehdidin nitelikli sayılması için silahın mağdura gösterilmesi ya da yöneltilmesi gerekir; sadece silahtan söz etmek yetmez. Yargıtay, demir çubuk, taş, tornavida gibi nesneleri de somut olayın koşullarına göre silah kabul edebilmektedir.
Bir noktaya dikkat etmek gerekir. Tehdit amacıyla kasten öldürme, yaralama veya mala zarar verme suçu da işlenmişse, fail ayrıca bu suçlardan da cezalandırılır (TCK m.106/3). Yani tehdit, başka bir suça dönüştüğünde onu yutmaz.
Tehdit suçu kasten işlenebilen bir suçtur; taksirle, yani dikkatsizlikle tehdit olmaz. Failin, sözünün muhatapta korku yaratacağını bilerek ve isteyerek hareket etmiş olması aranır. Bununla birlikte failin sözünü gerçekten yerine getirme niyeti taşıması şart değildir. "Aslında yapmayacaktım, sadece korkutmak istedim" savunması, suçun oluşmasını engellemez; çünkü korunan değer, mağdurun bozulan iç huzurudur.
Tehdidin yöneldiği kişi ile korkutulan kişi farklı olabilir. Bir kişinin yakınına saldırı yapılacağından bahisle o kişiyi korkutmak da tehdittir. Örneğin "çocuğuna bir şey olur" demek, doğrudan muhataba yönelmese de TCK m.106/1 c.1 kapsamında değerlendirilir.
Tehdit Türü | Yasal Dayanak | Ceza | Takip |
|---|---|---|---|
Hayata/vücuda/cinsel dokunulmazlığa | TCK m.106/1 c.1 | 6 ay - 2 yıl hapis | Re'sen (şikayetsiz) |
Malvarlığına/sair kötülük | TCK m.106/1 c.2 | 6 aya kadar hapis veya adli para | Şikayete bağlı |
Silahla, örgütle, birden fazla kişiyle | TCK m.106/2 | 2 yıl - 5 yıl hapis | Re'sen (şikayetsiz) |
Şikayet Süresi ve Şikayete Bağlılık (TCK m.73)
Şikayete bağlı suç ile re'sen takip edilen suç arasındaki ayrım, bu iki suçta en çok karıştırılan konudur. Şikayete bağlı suçlarda mağdur şikayetçi olmazsa veya şikayetinden vazgeçerse soruşturma yapılamaz, dava düşer. Re'sen takip edilen suçlarda ise savcılık öğrendiği anda kendiliğinden harekete geçer; mağdurun vazgeçmesi davayı durdurmaz.
Hakaret suçu kural olarak şikayete bağlıdır. Ancak kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakaret bunun istisnasıdır; bu hal re'sen takip edilir. Tehditte ise ayrım fiilin yöneldiği değere göre yapılır. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (TCK m.106/1 c.1) re'sen takip edilir. Yalnızca malvarlığına yönelik tehdit (c.2) şikayete bağlıdır.
Şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren altı aydır. Bu süre kaçırılırsa şikayet hakkı düşer ve fiil cezasız kalır. Burada karşı-sezgisel bir tuzak vardır: çok geç farkına varılan bir hakaret için bile süre sınırsız değildir. TCK m.73/2 uyarınca, şikayete bağlı suçlarda şikayet süresi, fiili sonradan öğrenseniz bile fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Yani üç yıl önce sosyal medyada yapılmış ama bugün fark ettiğiniz bir hakarette, iki yıllık dış sınır dolduğu için şikayet hakkınız olmayabilir.
Suç / Hal | Takip Şekli | Şikayet Süresi |
|---|---|---|
Hakaret (temel) | Şikayete bağlı | Fiili+faili öğrenmeden 6 ay (en geç fiilden 2 yıl) |
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret | Re'sen | Şikayet aranmaz |
Hayata/vücuda yönelik tehdit | Re'sen | Şikayet aranmaz |
Malvarlığına yönelik tehdit | Şikayete bağlı | Öğrenmeden 6 ay |
Uzlaşma ve Ön Ödeme: 2025-2026 Değişiklikleri (CMK m.253, TCK m.75)
Bu başlık, 2026'da en çok değişen ve en çok yanlış bilinen alandır. Uzlaştırma, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde düzenlenen bir kurumdur. Uzlaşma kapsamındaki bir suçta savcılık, dava açmadan önce dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderir. Bir uzlaştırmacı taraflara teklif götürür; uzlaşma sağlanırsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Sağlanamazsa soruşturma kaldığı yerden devam eder.
Tehdit suçunda uzlaşma rejimi fiilin türüne bağlıdır. Yalnızca malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit (TCK m.106/1 c.2) uzlaştırmaya tabidir. Hayata, vücuda veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (c.1) ile nitelikli tehdit halleri (m.106/2) uzlaşma kapsamı dışındadır.
Hakaret suçunda ise köklü bir değişiklik yaşandı. 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile hakaret suçu uzlaştırma kapsamından tamamen çıkarıldı ve ön ödeme kurumuna (TCK m.75) bağlandı. Ön ödemede savcılık faile bir ödeme miktarı tebliğ eder; fail bu tutarı süresinde Hazine'ye öderse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Anayasa Mahkemesi (E.2024/197, K.2025/86) ön ödemeyi yalnızca bazı hakaret hallerine bağlayan düzenlemeyi eşitlik ve ölçülülük ilkelerine aykırı buldu. İptal hükmünün yürürlüğü 28 Şubat 2026'ya ertelendi. Bu tarih itibarıyla hakaret suçunun tüm halleri ön ödeme kapsamına girdi. Tek istisna, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakarettir; bu nitelikli hal ön ödeme kapsamı dışında kalmaya devam eder.
Suç / Hal | 2026 İtibarıyla Alternatif Çözüm |
|---|---|
Hakaret (temel ve nitelikli haller) | Ön ödeme (TCK m.75) |
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret | Ön ödeme yok, uzlaşma yok |
Malvarlığına yönelik tehdit | Uzlaştırma (CMK m.253) |
Hayata/vücuda yönelik tehdit, nitelikli tehdit | Uzlaşma yok |
Burada bir başka karşı-sezgisel nokta var. Ön ödeme veya uzlaşma, suçu işlemediğinizin tescili değildir. Ön ödemeyi kabul eden kişi, fiili kabul etmiş gibi bir sonuçla karşılaşmaz; ancak dosya bu yolla kapandığında olayın yargısal incelemesi de yapılmamış olur. Suçsuz olduğunu düşünen ve bunu mahkemede ispatlamak isteyen bir kişi için ön ödeme her zaman lehe değildir. Bu tercih somut olaya göre değerlendirilir.
Hakaret ve Tehdidin Aynı Olayda Birleşmesi
Uygulamada hakaret ve tehdit çoğunlukla tek bir tartışmada iç içe geçer. Bu durumda iki ayrı suç oluşur ve fail her ikisinden de ayrı ayrı yargılanır. Hukuk dilinde buna gerçek içtima denir: aynı eylemde birden çok suç varsa, her biri için ayrı ceza belirlenir.
Bunun pratik bir sonucu vardır. Hakaret kısmı şikayete bağlı olduğundan mağdur sadece tehditten şikayetçi olabilir; ya da tersine. Ancak hayata yönelik tehdit re'sen takip edildiğinden, mağdur tehditten vazgeçse bile savcılık bu kısmı kovuşturmaya devam edebilir. Bu nedenle "barıştık, şikayetimi geri çekiyorum" demek, her zaman dosyanın tümünü kapatmaz.
Bir başka sık görülen durum, hakaretin tehdit içeren sözlerle birlikte söylenmesidir. "Şerefsiz, seni gebertirim" cümlesinde hem sövme (hakaret) hem de hayata yönelik korkutma (tehdit) bulunur. Mahkeme bu ifadeyi tek bir söz olarak değil, iki ayrı suçun unsurları açısından inceler.
Görevli Mahkeme ve Yargılama Süreci
Hakaret ve tehdit suçlarında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.12). Örneğin olay Trabzon'da gerçekleşmişse dava Trabzon Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülür; olayın faili başka bir ilde yaşasa dahi yetki, suçun işlendiği yere göre belirlenir. Sosyal medya üzerinden işlenen hakaret ve tehditte yetki konusu daha karmaşıktır; içeriğin yüklendiği yer ile mağdurun bulunduğu yer arasında değerlendirme yapılır.
Mahkeme mahkumiyet kararı verirken birkaç imkânı da değerlendirir. Temel hakaret suçunda doğrudan adli para cezasına hükmedilebilir. Koşulları varsa hapis cezası ertelenebilir (TCK m.51) veya hükmün açıklanması geri bırakılabilir (CMK m.231). HAGB'de sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur; bu sürede kasıtlı bir suç işlemezse dava düşer ve karar adli siciline işlemez.
Sosyal Medyada Hakaret ve Tehdit
İnternet ve sosyal medya, bu iki suçun en sık işlendiği zemin haline geldi. Herkese açık bir paylaşımla yapılan hakaret aleni kabul edilir; çünkü içerik belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından görülebilir. Bu nedenle TCK m.125/4 uygulanır ve ceza altıda biri oranında artırılır. Yargıtay'a göre aleniyet için içeriğin fiilen görülmüş olması şart değildir; görülebilir olması yeterlidir.
Sadece içerik üretmek değil, başkasının paylaşımını yaymak da suç doğurabilir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi, bir kullanıcının başka birinin attığı tweeti retweetlemesini, kamu görevlisine görevinden dolayı zincirleme hakaret suçunun unsurları açısından değerlendirmiştir (2015/10377 E., 2015/12777 K.). Yani "ben yazmadım, sadece paylaştım" savunması her zaman kurtarıcı değildir.
Uygulamada en çok karşılaşılan sorun fail tespitidir. Sosyal medya platformları suça konu paylaşımın IP bilgisini doğrudan paylaşmadığında, savcılık ilgili kurumlardan IP araştırması talep eder. Bu süreç zaman aldığından, mağdurun şikayet süresini geçirmeden ve delilleri ekran görüntüsüyle koruyarak harekete geçmesi önem taşır.
Sık Yapılan Hatalar
İki suçun pratiğinde tekrar eden hatalar, çoğu zaman hak kaybına yol açar. En sık görülenler şunlardır:
Şikayet süresini kaçırmak. Altı aylık süre, olayın değil, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten başlar. "Nasılsa dava açarım" diye beklemek, en sık görülen ve geri dönüşü olmayan hatadır.
Delili kaybetmek. Sosyal medya hakaretinde paylaşım silinince ispat zorlaşır. Ekran görüntüsü almak yeterli olmayabilir; içeriğin tespiti için noter veya adli yolla kayıt altına alınması daha güvenlidir.
Her kaba sözü hakaret sanmak. Ağır eleştiri, beddua veya nezaketsizlik çoğu zaman suç oluşturmaz. Sonu beraatle biten dava açmak hem zaman hem masraf kaybıdır.
Karşılıklı hakarette tek tarafı suçlamak. Tartışmada siz de söz söylediyseniz, TCK m.129/3 uyarınca her iki tarafın cezası indirilebilir veya kaldırılabilir. Kendi sözlerinizin dosyaya gireceğini unutmamak gerekir.
Ön ödemeyi düşünmeden kabul etmek. Suçsuz olduğunu düşünen kişi için ön ödeme her zaman avantaj değildir. Mahkemede beraat ihtimali varken ön ödemeyle dosyayı kapatmak, kişiyi haklılığını ispattan yoksun bırakabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hakaret suçunda şikayet süresi ne kadardır?
Şikayet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır. TCK m.73/2 uyarınca bu süre, fiilin işlendiği tarihten itibaren her hâlükârda iki yılı geçemez.
Tehdit suçu şikayete bağlı mıdır?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit (TCK m.106/1 c.1) re'sen soruşturulur; şikayete bağlı değildir. Yalnızca malvarlığına veya sair kötülüğe yönelik tehdit (c.2) şikayete bağlıdır.
Hakaret suçu uzlaşmaya tabi midir?
7571 sayılı Kanun ile hakaret suçu uzlaştırma kapsamından çıkarılıp ön ödeme (TCK m.75) kapsamına alınmıştır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret bu kapsamın dışındadır.
Sosyal medyada hakaret daha mı ağır cezalandırılır?
Herkese açık bir paylaşımla yapılan hakaret aleni kabul edildiğinden TCK m.125/4 uyarınca ceza altıda biri oranında artırılır. Yargıtay'a göre aleniyet için içeriğin fiilen görülmüş olması şart değildir; görülebilir olması yeterlidir.
Karşılıklı hakaret durumunda ne olur?
TCK m.129/3 uyarınca karşılıklı işlenen hakarette taraflardan biri ya da her ikisi için ceza üçte birine kadar indirilebilir veya hiç ceza verilmeyebilir. Bu nedenle tartışmada söylenen kendi sözleriniz de dosyaya girer.
Sonuç
Hakaret ve tehdit suçları, kişiye karşı işlenen ancak farklı hukuki değerleri koruyan suçlardır. Hakaret onur, şeref ve saygınlığı; tehdit ise kişinin iç huzurunu korur. Şikayete bağlılık, şikayet süresi ve 2025-2026 dönemindeki uzlaşma-ön ödeme değişiklikleri, sürecin yönünü doğrudan etkiler. Altı aylık şikayet süresinin kaçırılmaması, delillerin korunması ve ön ödeme tercihinin somut olaya göre değerlendirilmesi belirleyici olur.
Yorumlar
Yorum Yapın
E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yorumunuz moderasyon onayından sonra görünecektir.