6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, belirli uyuşmazlık türlerinde mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurmayı bir dava şartı hâline getirmiştir. Bu, isteğe bağlı bir adım değildir: kapsama giren bir uyuşmazlıkta arabulucuya gidilmeden açılan dava, mahkemece esasa girilmeden reddedilir. Zorunlu arabuluculuk, 2026 itibarıyla iş, ticari ve kira uyuşmazlıklarının neredeyse tamamında yargı yolunun ilk durağıdır.

Trabzon'da görülen alacak, tazminat ve tahliye uyuşmazlıklarında da aynı kural geçerlidir. Aşağıda hangi davalarda dava şartı arabuluculuk uygulandığını, sürecin adım adım nasıl işlediğini, 2026 yılı ücret tarifesini ve anlaşma ile anlaşamamanın doğurduğu farklı sonuçları somut madde atıflarıyla bulacaksınız. Amaç, vatandaşın hangi adımda ne yapması gerektiğini ve hangi hatanın hak kaybına yol açtığını açık biçimde göstermektir.

Dava Şartı Arabuluculuk Nedir ve Neden Zorunludur?

Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe karar verebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıklarını, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin yönetiminde müzakereyle çözme yöntemidir. İki temel türü vardır. İhtiyari arabuluculukta taraflar gönüllü olarak başvurur. Dava şartı arabuluculukta ise kanun, dava açabilmeyi arabulucuya başvurmuş olma koşuluna bağlar.

Buradaki "dava şartı" kavramı teknik bir anlam taşır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK m.114 ve HMK m.115 uyarınca dava şartları, davanın esastan görülebilmesi için bulunması gereken ve hâkim tarafından kendiliğinden araştırılan koşullardır. Arabulucuya başvurulmadığı hâlde açılan davada mahkeme, HMK m.115 gereği herhangi bir esas inceleme yapmadan davayı usulden reddeder. Bu, hem zaman hem de emek kaybı demektir; üstelik yeniden başvuru gerektiğinden uyuşmazlığın çözümü aylarca gecikebilir.

Sistemin amacı, mahkemelerin iş yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesini sağlamaktır. Uygulamada arabuluculuğun yargı yükünü hafiflettiği görülmektedir; tarafların masaya oturduğu dosyaların önemli bölümü dava aşamasına hiç ulaşmadan kapanmaktadır. Devletin bu yolu zorunlu kılmasının arkasındaki temel düşünce, çözümün taraflar arasındaki müzakereyle daha kısa sürede ve daha az maliyetle bulunabilmesidir.

Burada gözden kaçan bir ayrım vardır. Arabuluculuğun zorunlu olması, anlaşmanın zorunlu olduğu anlamına gelmez. Zorunlu olan, yalnızca masaya oturmak; yani sürece başvurmaktır. Taraflar anlaşmak istemezse kimse onları anlaşmaya zorlayamaz; arabulucu da taraflara bir çözümü dayatamaz. Anlaşma sağlanamadığında süreç, dava yolunu açan bir tutanakla kapanır ve uyuşmazlık mahkemeye taşınır. Bu yönüyle arabuluculuk, dava hakkını ortadan kaldıran değil, ondan önce gelen bir aşamadır.

Hangi Davalarda Zorunlu Arabuluculuk Şarttır?

Dava şartı arabuluculuk, kanunun açıkça saydığı uyuşmazlık türleriyle sınırlıdır. Kanunda sayılmayan bir uyuşmazlık, dava şartına tabi değildir. 2026 itibarıyla kapsam aşağıdaki gibidir.

Uyuşmazlık alanı

Yasal dayanak

Tipik konular

İş hukuku

7036 sayılı Kanun m.3

Kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret alacağı, işe iade

Ticari uyuşmazlık

TTK m.5/A

Para alacağı ve tazminat, itirazın iptali, menfi tespit

Kira ilişkisi

6325 m.18/B (7445 ile)

Tahliye, kira tespiti, kira uyarlama, kira alacağı

Tüketici

6502 m.73/A

Belirli parasal sınırı aşan tüketici davaları

Kat mülkiyeti

6325 m.18/B

Aidat, yönetim planı, ortak alan uyuşmazlıkları

Ortaklığın giderilmesi

6325 m.18/B

Taşınır ve taşınmazların paylaşımı

Komşuluk hukuku

6325 m.18/B

Gürültü, taşkın inşaat, kullanım uyuşmazlıkları

İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk en eski ve en yoğun uygulanan alandır; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 ile 2018'de yürürlüğe girmiştir. Kapsama kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, maaş ve prim alacakları ile işe iade talepleri girer.

Ticari davalarda dava şartı, Türk Ticaret Kanunu m.5/A'da düzenlenir ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ile tazminat taleplerini kapsar. Ticari nitelikteki bir para alacağına ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da bu kapsamda değerlendirilir.

Kira, kat mülkiyeti ve komşuluk uyuşmazlıkları ise 7445 sayılı Kanunla 6325 m.18/B'ye eklenerek 1 Eylül 2023 tarihinde sisteme dâhil edilmiştir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye, kira tespiti ve kira uyarlama davaları artık dava şartı arabuluculuğa tabidir.

Hangi Uyuşmazlıklar Kapsam Dışındadır?

Her uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli değildir. Tarafların üzerinde serbestçe karar veremeyeceği, kamu düzenini ilgilendiren konular kapsam dışındadır. Boşanmanın kendisi, velayet, soybağı (nesep) davaları ve ceza yargılaması arabuluculuğa konu edilemez. Aile içi şiddet iddiası taşıyan uyuşmazlıklarda da arabuluculuk yolu kapalıdır; bu, koruma tedbirlerinin gecikmemesi içindir.

İş hukukunda önemli bir istisna vardır: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara bağlı rücu davaları dava şartı arabuluculuk kapsamı dışındadır. Bu davalar doğrudan iş mahkemesinde açılır; çünkü teknik bilirkişi incelemesi ve bedensel zarar değerlendirmesi gerektirir.

Kira tarafında ise, kiralanan taşınmazın İcra ve İflas Kanunu'na (İİK) göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi, uygulamada bilinen adıyla Örnek 13 ödeme emri süreci, arabuluculuğa tabi değildir. Buna karşılık sulh hukuk mahkemesinde açılacak doğrudan tahliye veya kira tespiti davaları arabuluculuk kapsamındadır. Bu ayrım pratikte sık karıştırılır ve yanlış yola başvuran taraf zaman kaybeder.

Çok yapılan bir hata, "her hukuki sorun artık arabulucuya gidiyor" varsayımıdır. Kapsam dışı bir uyuşmazlıkta gereksiz yere arabulucuya başvurmak zaman kaybettirir; kapsama giren bir uyuşmazlıkta ise atlanması davanın reddiyle sonuçlanır. Bu yüzden ilk soru her zaman "bu uyuşmazlık dava şartına tabi mi?" olmalıdır.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Süreç, dijital ve fiziki kanallarla yürür ve oldukça standart bir akış izler.

  1. Başvuru. Adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına, büro bulunmayan yerlerde sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur. Avukatlar ve taraflar UYAP üzerinden e-imzayla da başvurabilir. Yetkili büro, kural olarak karşı tarafın yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yerdeki bürodur.

  2. Arabulucu görevlendirme. Büro, sicile kayıtlı arabulucular arasından otomatik atama yapar. Taraflar ortak dilekçeyle belirli bir arabulucu üzerinde anlaşmışsa o kişi görevlendirilir.

  3. İlk toplantı ve bilgilendirme. Arabulucu taraflara ulaşır, toplantı gününü belirler ve sürecin gizlilik, eşitlik ve gönüllülük ilkelerini açıklar. Toplantılar yüz yüze veya tarafların rızasıyla çevrim içi yapılabilir.

  4. Müzakere. Taraflar taleplerini ve gerçek menfaatlerini ortaya koyar. Arabulucu çözüm dayatmaz; tıkanan noktada seçenek sunabilir ama kararı taraflar verir.

  5. Belgeleme. Süreç, anlaşma belgesi ya da anlaşamama son tutanağıyla sonuçlanır.

Trabzon yargı çevresinde de başvurular Trabzon Adliyesi arabuluculuk bürosu üzerinden yürütülür; sürecin işleyişi ülke genelindeki uygulamayla aynıdır. Şirketler bakımından önemli bir nokta, görüşmelere katılacak kişinin yetkisidir: tüzel kişiyi yalnızca imza yetkilisi ya da arabuluculuk görüşmelerine katılma yetkisini açıkça içeren bir belgeyle donatılmış vekil temsil edebilir. Yetkisiz bir çalışanın katılması, sürecin geçerliliğini tartışmalı hâle getirebilir.

Süreler ve Hak Düşürücü Süreler

Arabuluculukta sürelerin doğru hesaplanması, hak kaybını önlemenin en kritik noktasıdır. 6325 sayılı Kanun m.18/A, arabulucunun başvuruyu üç hafta içinde sonuçlandırmasını, zorunlu hâllerde bu sürenin en fazla bir hafta uzatılabilmesini öngörür.

Aşama

Süre

Dayanak

Arabulucunun süreci sonuçlandırması

3 hafta (+ en fazla 1 hafta)

6325 m.18/A

İşe iadede arabulucuya başvuru

Fesih bildiriminden itibaren 1 ay

7036 m.3

İşe iadede anlaşamama sonrası dava

Son tutanaktan itibaren 2 hafta

7036 m.3

Zamanaşımı ve hak düşürücü süre

Arabuluculuk süresince işlemez

6325 m.18/A

Önemli bir koruma, arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımının ve hak düşürücü sürelerin durmasıdır. Yani arabuluculuğa başvurmak, alacağınızın zamanaşımına uğraması riskini bu süre boyunca askıya alır. Bu, özellikle zamanaşımının dolmasına az kalan alacaklarda kritik bir avantajdır.

İşe iade davaları bu konuda ayrı bir titizlik gerektirir. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmazsa işe iade hakkı düşer. Anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; kaçırıldığında telafisi yoktur.

Arabuluculuk Ücreti 2026: Kim Ne Kadar Öder?

Arabuluculuk ücretini belirleyen düzenleme, 26 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'dir ve 1 Ocak 2026'da yürürlüğe girmiştir.

Durum

Esas

2026 taban

Genel uyuşmazlık (iş, tüketici vb.), anlaşma

Anlaşılan tutar üzerinden nispi

9.000 TL

Ticari uyuşmazlık, anlaşma

Anlaşılan tutar üzerinden nispi

13.000 TL

Anlaşamama (dava şartı), ilk 2 saat

Adalet Bakanlığı bütçesinden

Taraflara yük yok

Dava şartı arabuluculukta süreç anlaşmayla bitmezse, ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilir. İki saati aşan görüşmelerde ücret taraflarca tarifeye göre ödenir. Anlaşma sağlandığında ise nispi ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir.

Düşük tutarlı uyuşmazlıklarda taban ücretin alacağa oranla yüksek kalabileceği akılda tutulmalıdır. Yine de dava harcı, gider avansı, bilirkişi ve vekâlet ücreti gibi kalemler düşünüldüğünde arabuluculuk genellikle daha ekonomik bir yoldur. Süreç kısa sürdüğünden, paranın uzun yıllar dava sürecinde bağlı kalmasının getirdiği görünmez maliyet de ortadan kalkar.

Anlaşma Belgesi ve Anlaşamama Son Tutanağı

Sürecin sonu iki belgeden birine bağlanır ve bunların hukuki sonuçları taban tabana farklıdır.

Taraflar anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalandığında ilam (mahkeme kararı) niteliğinde belge sayılır. Bu durumda kural olarak ayrıca icra edilebilirlik şerhi almaya gerek kalmadan belge icraya konulabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre arabuluculuk anlaşma belgesi, üzerinde anlaşılan konular bakımından maddi anlamda kesin hüküm etkisi taşır; aynı konuda yeniden dava açılamaz. Bu da belgenin imzalanmadan önce dikkatle okunmasını zorunlu kılar.

Anlaşma sağlanamazsa arabulucu anlaşamama son tutanağını düzenler. Dava şartı kapsamındaki uyuşmazlıklarda bu tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenmek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu sürede de eklenmezse dava usulden reddedilir. Bu yüzden son tutanak, dava açacak taraf için en az anlaşma belgesi kadar değerli bir belgedir ve özenle saklanmalıdır.

İlk Toplantıya Katılmama ve Yargılama Gideri

İlk toplantıya katılmama konusundaki yaptırım 2024'te değişmiştir. Anayasa Mahkemesi, 2023/160 E., 2024/77 K. sayılı kararıyla, geçerli mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan tarafın davayı kazansa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasını öngören hükmü, Anayasa m.36'daki mahkemeye erişim hakkına aykırı bularak iptal etmiştir.

Güncel uygulamada katılmama, otomatik bir tam ceza doğurmamakta; hâkimin takdiri ve dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmektedir. Katılmayan tarafın bu tutumu son tutanakta belirtilir ve yargılama giderlerine ilişkin değerlendirmede dikkate alınabilir. Yine de uzlaşma şansını korumak ve sürecin iyi niyetle yürütüldüğünü göstermek için ilk toplantıya katılmak ya da yetkili vekil göndermek yerinde olur.

Zorunlu Arabuluculuk ve Hak Arama Özgürlüğü

Zorunlu arabuluculuk, dava hakkını ortadan kaldıran değil, ondan önce gelen bir aşamadır. Hak arama özgürlüğü Anayasa m.36'da güvence altına alınmıştır; zorunlu arabuluculuk da bu hakkın kullanımından önce gelen, uyuşmazlığın uzlaşmayla çözülmesine imkân tanıyan bir adımdır. Taraflar anlaşamazsa dava yolu açık kalır; dolayısıyla zorunlu arabuluculuk, hak aramayı engelleyen değil, kolaylaştıran bir mekanizma olarak işler.

Sürecin amacı, mahkemelerin iş yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesini sağlamaktır. Tarafların masaya hazırlıklı gelmesi, talep ve dayanaklarını belgeyle ortaya koyması, görüşmenin sağlıklı yürümesine katkı sağlar. Anlaşma sağlandığında düzenlenen belge, tarafların iradesini yansıttığından uygulamada daha kolay hayata geçer.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Kapsamı yanlış değerlendirmek. İş kazası tazminatı gibi istisna bir konuda gereksiz arabuluculuk; kira tahliyesi gibi kapsama giren bir konuda ise arabuluculuğu atlamak hak kaybına yol açar.

  2. Son tutanağı dava dilekçesine eklememek. Anlaşamama tutanağı dilekçeye eklenmezse dava reddedilebilir. Tutanağın aslı veya onaylı sureti mutlaka saklanmalıdır.

  3. İşe iadede süreyi kaçırmak. Fesih bildiriminden itibaren bir ay içinde başvuru yapılmazsa işe iade hakkı düşer; bu süre hak düşürücüdür.

  4. İlk toplantıya hazırlıksız gitmek. Talepler, belgeler ve gerçek menfaatler önceden netleştirilmezse müzakere zayıf yürür.

  5. Anlaşma belgesini okumadan imzalamak. Belge ilam niteliğinde olduğundan, üzerinde anlaşılan konuda yeniden dava açılamaz; içeriğin gerçek iradeyi yansıttığından emin olunmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Zorunlu arabuluculuğa başvurmak ücretli mi?

Dava şartı arabuluculuk başvurusunda harç alınmaz. Süreç anlaşmayla bitmezse ilk iki saatlik arabulucu ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilir.

Arabuluculuk ne kadar sürer?

6325 sayılı Kanun m.18/A uyarınca arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.

Arabulucuya gitmeden dava açarsam ne olur?

Kapsama giren bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan açılan dava, dava şartı yerine gelmediğinden HMK m.115 uyarınca esasa girilmeden usulden reddedilir.

Anlaşma belgesi mahkeme kararı gibi midir?

Taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından imzalanan anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan icraya konulabilir. Üzerinde anlaşılan konuda kesin hüküm etkisi doğar.

Arabuluculuğa başvurmak zamanaşımını etkiler mi?

Evet. Arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez.

Hangi davalarda zorunlu arabuluculuk yoktur?

Boşanma, velayet, soybağı ve ceza davaları kapsam dışındadır. İş kazası ve meslek hastalığı tazminat davaları ile İİK uyarınca ilamsız icra yoluyla tahliye de arabuluculuğa tabi değildir.

Arabulucuyu kendim seçebilir miyim?

Dava şartı dosyalarda büro otomatik atama yapar. Ancak taraflar ortak bir dilekçeyle belirli bir arabulucu üzerinde anlaştıklarını bildirirse, o kişi görevlendirilebilir.

Toplantıya katılmazsam ne olur?

Anayasa Mahkemesi'nin 2024/77 sayılı kararı sonrası katılmamaya bağlı otomatik tam ceza kalkmıştır. Ancak katılmama, hâkimin takdiri çerçevesinde aleyhe değerlendirilebilir; uzlaşma şansını yitirmemek için katılım önerilir.

Sonuç

Zorunlu arabuluculuk, 2026 itibarıyla iş, ticari ve kira uyuşmazlıklarında yargı yolunun ilk ve atlanamaz adımıdır. Kapsamın doğru belirlenmesi, sürelerin takibi ve anlaşma belgesinin sonuçlarının bilinmesi, sürecin lehe yürütülmesini doğrudan etkiler. Anlaşma sağlanırsa hızlı ve icra edilebilir bir sonuç; sağlanamazsa davanın önünü açan bir son tutanak elde edilir. Her iki sonuçta da belirleyici olan, sürece hazırlıklı ve bilinçli girmektir.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kendi somut olayınız için bir hukuk profesyoneline başvurmanız gerekir.