Türk Ticaret Kanunu m.5/A, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı dava şartı hâline getirmiştir. 2019'dan bu yana uygulanan bu kural, ticari hayatın hızına uygun bir çözüm aracı olarak benimsenmiştir. Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk" class="auto-link" rel="noopener">arabuluculuk" class="auto-link" rel="noopener">zorunlu arabuluculuk, tacirler arasındaki alacak çekişmelerinin önemli bölümünü mahkemeye taşımadan çözme imkânı sunar ve ticari ilişkinin sürdürülebilmesine kapı aralar.

Ticari dava şartı arabuluculuk, hem kapsamı hem de maliyeti bakımından kendine özgü kurallar taşır. Aşağıda hangi ticari davaların kapsama girdiğini, itirazın iptali gibi sıkça karıştırılan davaların durumunu, 2026 yılı süre ve ücretlerini, anlaşma belgesinin hukuki sonuçlarını ve şirketler bakımından temsil yetkisini somut madde atıflarıyla bulacaksınız. Amaç, ticari bir alacağı yargıya taşımadan önce hangi adımın atılması gerektiğini netleştirmektir.

Ticari Dava Nedir ve Hangileri Kapsama Girer?

Bir uyuşmazlığın ticari arabuluculuğa tabi olup olmadığını anlamak için önce "ticari dava" kavramını belirlemek gerekir. TTK m.4, ticari davaları sayar; mutlak ticari davalar tarafların sıfatına bakılmaksızın ticari sayılırken, nispi ticari davalarda her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın ticari işletmeleriyle ilgili bulunması aranır.

TTK m.5/A ise bu ticari davalardan hangilerinin dava şartı arabuluculuğa tabi olduğunu belirler: konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri. Yani her ticari dava değil, parasal alacak ve tazminat içeren ticari davalar kapsamdadır.

Kapsama giren

Açıklama

Ticari alacak davaları

Mal/hizmet bedeli, fatura alacakları

Ticari tazminat davaları

Sözleşmeye aykırılıktan doğan zarar

Kıymetli evraka dayalı alacak

Bono, çek, poliçeye dayalı para talepleri

Şirketler hukukundan doğan parasal talepler

Kâr payı, ortaklık alacakları (parasal nitelikte)

Bu taleplerin ortak özelliği, konusunun bir miktar paranın ödenmesi olmasıdır. Konusu para olmayan ticari davalar (örneğin bir ticari sözleşmenin feshinin tespiti veya bir ticari unvanın terkini gibi) bu dava şartına tabi değildir. Bu sınır, uygulamada dikkatle değerlendirilmelidir; çünkü tek bir davada hem parasal hem parasal olmayan talepler bir arada bulunabilir. Böyle durumlarda parasal talep bakımından arabuluculuk şartının yerine getirilmesi gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadı, kapsamın belirlenmesinde talebin niteliğine ve konusunun para olup olmadığına odaklanır.

Ticari arabuluculuğun bir diğer özelliği, tarafların çoğu zaman süregelen bir ticari ilişki içinde olmasıdır. Bir tedarikçi ile alıcı, bir bayi ile üretici arasındaki alacak uyuşmazlığı, ilişkinin tümüyle kopmasını gerektirmeyebilir. Arabuluculuk, bu noktada yalnızca alacağı tahsil etmenin değil, ticari ilişkiyi sürdürmenin de yolunu açar; bu da onu mahkemeye göre avantajlı kılan yönlerden biridir.

İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat

Ticari arabuluculukta en çok karıştırılan konu, icra takibiyle bağlantılı davalardır. Uygulamada birçok tacir, "icra takibi yaptım, doğrudan itirazın iptali davası açarım" diye düşünür. Oysa durum farklıdır.

Ticari nitelikteki bir para alacağına ilişkin icra takibine itiraz edilmişse, açılacak itirazın iptali davası da dava şartı arabuluculuğa tabidir. Aynı şekilde, borçlu olunmadığının tespiti için açılan menfi tespit davası ve haksız ödenen paranın geri alınması için açılan istirdat davası da kapsamdadır. Bu, sezgiye aykırı görünebilir; çünkü icra takibi zaten resmî bir süreçtir. Ancak alacağın esası mahkemeye taşınacağından, dava şartı olarak arabuluculuk yine aranır.

Bu noktanın bilinmemesi pahalıya patlar. Arabulucuya başvurmadan açılan itirazın iptali davası, dava şartı yokluğundan HMK m.114 ve m.115 uyarınca usulden reddedilir; tacir hem zaman hem de takip sürecinde avantaj kaybeder. Üstelik bu sırada alacağın faizi işlemeye devam etse de, takibin kesinleşmesi gecikir. Bu yüzden ticari bir para alacağını yargıya taşımadan önce, hangi dava türü olursa olsun, arabuluculuk şartının gerekip gerekmediği baştan değerlendirilmelidir.

Buna karşılık icra takibinin kendisi (örneğin ilamsız takip başlatmak) bir dava değildir; takip başlatmak için arabuluculuğa gerek yoktur. Arabuluculuk, takibe itiraz üzerine açılacak itirazın iptali davası aşamasında devreye girer. Bu ince ayrımın bilinmesi, alacaklı tacirin takip ve dava stratejisini doğru kurmasını sağlar.

Ticari Arabuluculukta 2026 Süreleri

Süreler, 6325 sayılı Kanun m.18/A'da düzenlenir ve ticari uyuşmazlıklar bakımından da geçerlidir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.

Aşama

Süre

Dayanak

Arabulucunun süreci bitirmesi

3 hafta (+ en fazla 1 hafta)

6325 m.18/A

Zamanaşımı ve hak düşürücü süre

Süreç boyunca işlemez

6325 m.18/A

Anlaşamama sonrası dava

İlgili zamanaşımı içinde

TBK m.146 / TTK

Ticari hayatın hızı düşünüldüğünde bu süreler önemli bir avantajdır: bir alacak uyuşmazlığı, dava aylarca hatta yıllarca sürmeden, dört haftalık bir pencerede çözülebilir. Başvuru anından son tutanağa kadar zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez; bu, alacağın zamanaşımına uğraması kaygısını da ortadan kaldırır.

Ticari uyuşmazlıkların çoğunda taraflar tacir olduğundan, müzakereler genellikle ticari mantıkla ve hızlı yürür. Tarafların menfaati çoğu zaman alacağın bir an önce, kısmen indirimli de olsa tahsil edilmesinde birleşir; bu da anlaşma oranını yükselten bir etkendir. Bir tacir için, mahkemede yıllarca sürecek bir alacağın bugünkü değeri ile birkaç hafta içinde tahsil edilecek biraz daha düşük bir tutarın değeri kıyaslandığında, arabuluculuk çoğu zaman akılcı bir tercih olur.

Ticari Arabuluculuğun Maliyeti 2026

Ticari uyuşmazlıklar, ücret bakımından ayrı ve daha yüksek bir kategoride değerlendirilir. 26 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi bu tutarları belirler.

Durum

Esas

2026 taban

Anlaşma sağlandı (ticari)

Anlaşılan tutar üzerinden nispi

13.000 TL

Bu yazıdaki ücret, tarife ve harç tutarları yazının hazırlandığı tarihte yürürlükte olan düzenlemelere göredir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, baroların tavsiye tarifeleri ve yargı harçları her yıl yeniden belirlenir; yıl içinde de değişebilir. Fiyatlar değişebileceğinden buradaki rakamlar yalnızca fikir vermek içindir ve işlem yapılmadan önce güncel tarifeden kontrol edilmelidir.

Anlaşamama (ilk 2 saat)

Adalet Bakanlığı bütçesinden

Taraflara yük yok

2 saati aşan görüşme

Taraflarca tarifeye göre

Eşit paylaşım

Burada ticari uyuşmazlıklara özgü bir denge vardır. Ticari arabuluculukta anlaşma hâlinde asgari ücret 13.000 TL'den az olamaz; bu, genel uyuşmazlıklardaki 9.000 TL'lik tabandan yüksektir. Düşük tutarlı bir ticari alacakta bu taban ücret, alacağa oranla yüksek kalabilir ve arabuluculuğun maliyetini düşündürür.

Ancak madalyonun diğer yüzü şudur: dava şartı arabuluculukta süreç anlaşmayla bitmezse, ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır ve dava sonunda haksız çıkan taraftan tahsil edilir. Yani taraf, anlaşma olmadığında başlangıçta cebinden ücret ödemez. Dava harçları, gider avansı ve uzun yargılama süreci düşünüldüğünde, ticari arabuluculuk çoğu durumda hâlâ ekonomik bir ilk adımdır.

Maliyeti doğru değerlendirmek için yalnızca arabuluculuk ücretine değil, davanın toplam yüküne bakmak gerekir. Bir ticari davada nispi karar ve ilam harcı, bilirkişi ücreti, tanık giderleri ve vekâlet ücreti, çoğu zaman arabuluculuk ücretinin çok üzerine çıkar. Buna bir de yargılamanın yıllara yayılması ve bu süre boyunca alacağın tahsil edilememesi eklenir. Bu tablo karşısında, anlaşma ihtimali bulunan bir uyuşmazlıkta arabuluculuk, hem nakit akışı hem de zaman yönetimi bakımından tacirin lehinedir.

Başvuru, Yetki ve Şirket Temsili

Başvuru, karşı tarafın yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır; UYAP üzerinden elektronik başvuru da mümkündür. Büro, sicile kayıtlı arabulucular arasından atama yapar. Ticari uyuşmazlıklarda taraflar, ticari ilişkinin niteliğine hâkim bir arabulucu üzerinde ortak iradeyle de anlaşabilir; karmaşık ticari dosyalarda bu tercih, müzakerenin niteliğini artırır.

Şirketler bakımından en kritik nokta temsil yetkisidir. Tüzel kişiyi görüşmede yalnızca imza yetkilisi veya arabuluculuk görüşmelerine katılma yetkisini açıkça içeren bir belgeyle donatılmış vekil temsil edebilir. Yetkisiz bir çalışanın katılmasıyla yürütülen ve sonuçlandırılan süreç, geçerlilik bakımından tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle şirketler, görüşmeye katılacak kişinin yetki belgesini önceden hazırlamalı; özellikle anlaşmaya varılması durumunda imzalanacak belgenin şirketi bağlayabilmesi için yetkinin kapsamı net olmalıdır.

Başvuru öncesinde alacağın belgelerle (fatura, sözleşme, cari hesap ekstresi, teyit yazıları, irsaliyeler) desteklenmesi, müzakerede gerçekçi bir taban oluşturur. Ticari defterlerin ve yazışmaların derli toplu sunulması, hem anlaşma şansını artırır hem de anlaşma olmazsa açılacak davada tarafın konumunu güçlendirir. Tacirler için ticari defterler, hem lehe hem aleyhe delil oluşturabildiğinden, masaya oturulmadan önce kayıtların gözden geçirilmesi yerinde olur.

Anlaşma Belgesinin Hukuki Niteliği ve İcrası

Sürecin anlaşmayla bitmesi hâlinde düzenlenen anlaşma belgesi, ticari uyuşmazlıklarda güçlü bir araçtır. Belge; taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalandığında ilam (mahkeme kararı) niteliğinde belge sayılır ve ayrıca icra edilebilirlik şerhi almaya gerek kalmadan icraya konulabilir.

Bu, alacaklı tacir için önemli bir güvencedir. Karşı taraf anlaşılan tutarı ödemezse, alacaklı doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir; yeniden dava açmasına gerek kalmaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre anlaşma belgesi, üzerinde anlaşılan konular bakımından kesin hüküm etkisi taşır; aynı alacak için tekrar dava açılamaz.

Bu güç, aynı zamanda bir uyarıyı beraberinde getirir. Anlaşma belgesinin içeriği, kapsadığı alacak kalemleri ve varsa feragat kayıtları imzadan önce dikkatle değerlendirilmelidir. Ticari ilişkilerde anlaşma belgesi çoğu zaman birden fazla alacağı, vade planını ve karşılıklı taahhütleri içerir; muğlak bir ifade, sonradan ihtilafı yeniden alevlendirebilir. Özellikle taksitli ödeme kararlaştırıldıysa, temerrüt hâlinde tüm alacağın muaccel olacağına ilişkin bir kaydın belgeye konulması, alacaklıyı korur. Belgenin ticari gerçekliği ve tarafların iradesini tam yansıttığından emin olunmalıdır.

Anlaşamama Hâli ve Dava Süreci

Taraflar anlaşamazsa arabulucu anlaşamama son tutanağını düzenler. Bu tutanağın aslı veya onaylı örneği, açılacak dava dilekçesine eklenmek zorundadır. Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; bu sürede de tamamlanmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Ticari davalar, anlaşamama hâlinde asliye ticaret mahkemesinde görülür. Trabzon'da bu uyuşmazlıklar Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi önüne taşınır; mahkeme, ticari defterleri, sözleşmeleri ve gerektiğinde bilirkişi raporunu değerlendirir. Ticari davalarda çoğu zaman teknik bilirkişi incelemesi yapıldığından, dosyanın belgesel temelinin güçlü olması sonucu doğrudan etkiler.

Arabuluculuk aşamasında ortaya konan dürüst ve hazırlıklı tutum, sonraki davada da tarafın güvenilirliğini destekler. Son tutanağın tarihi ve içeriği, dava stratejisinin kurulmasında başlangıç noktasıdır. Arabuluculuğun gizlilik ilkesi gereği, görüşmelerde yapılan teklifler davada delil olarak kullanılamaz; bu nedenle taraflar masada, dava riskini de göz önünde tutarak gerçekçi bir uzlaşma zemini arayabilir.

Ticari Hayatta Zorunlu Arabuluculuğun İşlevi

Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk, ticari hayatın hızına uygun bir çözüm yolu sunar. Para alacağı ve tazminat taleplerinde zorunlu arabuluculuk, davadan önce gelen ve çoğu zaman uyuşmazlığı kısa sürede sonlandıran bir aşamadır. Tacirler arasındaki ilişkinin sürekliliği düşünüldüğünde, zorunlu arabuluculuk yoluyla varılan bir anlaşma, ticari ilişkinin korunmasına da hizmet eder.

Zorunlu arabuluculuk sürecinde taraflar, alacağın miktarı ve ödeme koşulları üzerinde serbestçe uzlaşabilir. Bu esneklik, mahkeme kararıyla gelen çözümde bulunmaz. Hak arama özgürlüğü Anayasa m.36'da güvence altına alınmıştır; zorunlu arabuluculuk da bu hakkın dava öncesi bir aşaması olarak işler ve tarafların iradesine dayanan bir sonuç üretir.

Şirketler bakımından görüşmeye yetkili kişinin katılması ve ticari defter ile sözleşmelerin hazır bulundurulması, müzakerenin sağlıklı yürümesini sağlar. Belgeyle desteklenen bir talep, ticari arabuluculukta tarafın konumunu güçlendirir.

Sık Yapılan Hatalar

  1. İtirazın iptali davasını arabuluculuksuz açmak. Ticari para alacağına ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartı arabuluculuğa tabidir; atlanırsa dava reddedilir.

  2. Konusu para olmayan davayı kapsamda sanmak. Yalnızca parasal alacak ve tazminat talepleri kapsamdadır; tespit gibi davalar farklı değerlendirilir.

  3. Yetki belgesiz katılım. Şirket adına yetki belgesi olmayan kişinin katılması süreci sakatlayabilir.

  4. Anlaşma belgesini kapsamını okumadan imzalamak. Belge ilam niteliğinde olduğundan kapsadığı alacaklar için yeniden dava açılamaz; taksitli ödemede temerrüt kaydı ihmal edilmemelidir.

  5. Belgesiz masaya oturmak. Fatura, sözleşme ve cari hesap kayıtları olmadan yürütülen müzakere zayıf kalır.

Sıkça Sorulan Sorular

Hangi ticari davalarda arabuluculuk zorunludur?

TTK m.5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Konusu para olmayan ticari davalar bu şarta tabi değildir.

İtirazın iptali davasında arabuluculuk gerekir mi?

Evet. Ticari nitelikteki bir para alacağına ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da dava şartı arabuluculuğa tabidir. Başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.

Ticari arabuluculuk ne kadar sürer?

6325 sayılı Kanun m.18/A uyarınca arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren süreci üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir.

Ticari arabuluculukta ücret ne kadardır?

2026 tarifesine göre anlaşma hâlinde ticari uyuşmazlıklarda asgari ücret 13.000 TL'den az olamaz. Anlaşamama hâlinde ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.

Anlaşma belgesi doğrudan icraya konulabilir mi?

Taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından imzalanan ticari anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır ve icra edilebilirlik şerhi gerekmeden icraya konulabilir.

Şirketi görüşmede kim temsil edebilir?

Tüzel kişiyi yalnızca imza yetkilisi veya arabuluculuk görüşmelerine katılma yetkisini açıkça içeren belgeyle yetkilendirilmiş vekil temsil edebilir.

İcra takibi başlatmak için arabuluculuk gerekir mi?

Hayır. İcra takibi başlatmak bir dava değildir; arabuluculuk, takibe itiraz üzerine açılacak itirazın iptali davası aşamasında gerekir.

Sonuç

Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk, TTK m.5/A kapsamındaki parasal alacak ve tazminat davalarının ilk adımıdır. İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının da kapsamda olduğunun bilinmesi, dava şartının atlanmamasını sağlar. Süre ve maliyet avantajları, doğru hazırlıkla birleştiğinde ticari arabuluculuğu yalnızca zorunlu değil, tercih edilesi bir yol hâline getirir; üstelik ticari ilişkinin sürdürülmesine de imkân tanır.

Bu makale genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Kendi somut olayınız için bir hukuk profesyoneline başvurmanız gerekir.